LİPÖDEMLİ HASTALARDA KİLOVERME İLAÇLARI’NIN ETKİSİ
LİPÖDEMLİ HASTALARDA KİLOVERME İLAÇLARI’NIN ETKİSİ
Lipödemde yağ dokusunda ilerleyici inflamasyon gelişmektedir. Bunda en temel mekanizma yağ dokusundaki estradiol reseptör dağılımındaki dengesizlik (ERalfa>beta) sorumlu tutulmaktadır. Yağ dokusundaki östrodiol alfa resptörlerin miktarındaki artış yağ dokusunda büyüme, ödem, inflamasyon ve fibrosis gelişimi ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Lipödemde yağ dokusu dağılımında da bu reseptörlerin dağılımı ile ilişkilidir.
Bu hastalarda egzersiz, diyet ve mide küçültme operasyonları ile bu bölgelerden kilo kaybı yeterince gerçekleşmemektedir.
Ancak, metabolizma üzerine etkili ilaçlar ile lipödemin temel patofizyolojisi üzerinde etki sağlandığı gösterilmiştir.
GLP-1 (Glucagon-like peptide) ve GİP (Glucose-Dependent Insulinotropic Polypeptide), yemek sonrası bağısaklardan salınan doğal bir hormondur. Bu hormonlar, insilün salınımını artırarak kan şekerini düzenler, mide boşaltımını yavaşlatarak tokluk hissi oluşturur. Aynı mekanizmayı uyaran çok sayıda ilaç geliştirilmiştir.
Lipödemde ve obezitede kullanılan kilo verdirici ajanların başında gelen Tirzepatide etkinliği araştırılmıştır. Bu ajanlar GLP-1 ve GİP reseptörlerini uyararak, inatçı yağ dokusunda hareketlenme, iflamasyona yol açan sitokinlerin blokajı, fibrosis ve bozulmuş metabolizma üzerinde etkili oldukları gösterilmiştir. Bu etkileri gösterilmekle birlikte bu ajanların lipödemde kullanımları ile ilgili FDA onayı alınmamıştır. Ancak lipödemli hastalarda kullanımları giderek artış göstermektedir.